Filistin'de 20 Yıl Sonra Tarihi Seçim: 28 Kasım'da Sandıklar Kuruluyor!
Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh, genel seçimlerin 28 Kasım 2026'da zamanında yapılacağını açıkladı. 2006'dan bu yana ilk kez gerçekleştirilecek seçimler, Filistin siyasetinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.
Filistin'de siyasi arenada yıllardır beklenen ve defalarca ertelenen genel seçimler için kritik bir dönemece girildi. Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh, yaptığı açıklamada, genel seçimlerin 28 Kasım 2026 tarihinde kararlaştırılan zamanda yapılacağını duyurdu. Bu açıklama, 2006 yılından bu yana ilk kez genel seçimlerin yapılacağı iddialarını güçlendirdi. Seçim takviminin işlediğini vurgulayan eş-Şeyh, sürece yönelik herhangi bir erteleme veya aksaklık yaşanmayacağını kaydetti.
Seçim Takvimi ve Siyasi Süreç
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, 9 Temmuz 2026'da imzaladığı başkanlık kararnamesiyle genel seçim tarihini resmi olarak duyurmuştu. Bu kararname, hem cumhurbaşkanlığı hem de yasama meclisi seçimlerini kapsıyor. Aradan geçen süreçte seçimlerin hazırlıklarına hız verilirken, seçim komisyonları da teknik altyapıyı tamamlamak için yoğun mesai harcıyor. Seçim hazırlıklarını yürüten Filistin Merkezi Seçim Komisyonu, özellikle seçmen listeleri ve oy kullanma düzenlemeleri üzerinde çalışıyor.
Hüseyin eş-Şeyh'in açıklaması, özellikle Filistin halkı arasında büyük bir umut yaratırken, siyasi gözlemciler bu sürecin İsrail işgali ve iç bölünmüşlük gibi engellere rağmen işlediğine dikkat çekiyor. Öte yandan, seçimlerin zamanında yapılması yönünde uluslararası toplumdan da güçlü bir baskı bulunuyor.
Hüseyin eş-Şeyh'ten Net Mesaj
Filistin Devlet Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda Fetih Merkez Komitesi Üyesi olan Hüseyin eş-Şeyh, seçimlerin yapılacağı konusunda kararlılık mesajı verdi. Eş-Şeyh,
"Seçimler, belirlenen takvime uygun şekilde zamanında yapılacaktır. Bu konuda herhangi bir erteleme söz konusu değildir."
ifadelerini kullandı. Açıklama, Filistin'deki siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri tarafından da olumlu karşılandı.
Filistin'de Seçimlerin Tarihsel Arka Planı
2006'dan Bu Yana Neden Yapılamadı?
Filistin'de son genel seçim, 25 Ocak 2006'da yapılan Filistin Yasama Meclisi seçimiydi. Bu seçimlerden Hamas büyük bir zaferle ayrılmış, ancak sonrasında yaşanan siyasi krizler ve güvenlik sorunları seçimlerin sürekli ertelenmesine neden olmuştu. 2007'de Hamas ve Fetih arasında yaşanan silahlı çatışmaların ardından Filistin toprakları Batı Şeria ve Gazze Şeridi olmak üzere ikiye bölündü. Bu fiili ayrılık, seçimlerin düzenlenmesinin önündeki en büyük engellerden biri haline geldi.
2011'de Hamas ile Fetih arasında imzalanan Kahire Anlaşması, seçimlerin yapılmasını öngörse de, anlaşma uygulamaya geçirilemedi. Arap Baharı süreci, bölgesel dinamikler ve İsrail'in Filistin topraklarına yönelik politikaları, seçim takvimini defalarca akamete uğrattı. Bu süreçte Abbas'ın cumhurbaşkanlığı görevi de sürekli tartışma konusu oldu; ancak genel seçimler için somut bir adım atılamadı.
Kudüs ve Gazze: Seçimlerin En Kilit Noktaları
Seçimlerin önündeki en büyük pratik engellerden biri, Doğu Kudüs'te oy kullanma konusundaki belirsizlikler. İsrail, Kudüs'teki Filistinli seçmenlerin oy kullanmasına sık sık engel çıkarıyor. Geçmişte yapılan seçimlerde bu sorun diplomatik krizlere yol açmıştı. Ayrıca, Gazze Şeridi'nin siyasi yönetimi ve seçim güvenliği de hâlâ çözüm bekleyen konular arasında.
Uluslararası toplum, Kudüs'teki seçmenlerin katılımına yönelik garantiler verilmesi gerektiğini vurguluyor. Birleşmiş Milletler ve çeşitli insan hakları örgütleri, seçimlerin kapsayıcı olması gerektiğini belirterek, tüm Filistinlilerin oy kullanabilmesi için çağrıda bulunuyor. UNRWA ise, özellikle mülteci kamplarında yaşayan Filistinlilerin seçim sürecine katılımı için çalışmalar yürütüyor. Milyonlarca Filistinli, Filistin Merkezi İstatistik Bürosu verilerine göre seçim günü sandıklarda oy kullanabilecek.
Seçimlerin Önemi ve Beklentiler
Siyasi Partilerin ve Seçmenin Gözüyle
Filistin'de yapılacak genel seçimler, yaklaşık 20 yıllık bir aradan sonra halkın ilk kez sandık başına gitmesi anlamına geliyor. Bu seçimlerin sonuçları, sadece Filistin siyasetini değil, aynı zamanda Orta Doğu'daki dengeleri de etkileme potansiyeline sahip. Kamuoyu yoklamaları, seçmenlerin büyük bir bölümünün değişim talebinde olduğunu gösteriyor. Ancak, Hamas ve Fetih arasındaki rekabetin, seçimlerin ardından bir uzlaşı sürecine dönüşüp dönüşmeyeceği merak konusu.
- Fetih Hareketi: Batı Şeria'da etkinliğini sürdürüyor ve seçimlerde ana güç olarak görülüyor.
- Hamas: Gazze'deki kontrolü elinde tutuyor ve seçimlere katılacağını açıklamış durumda.
- Bağımsız Adaylar: Siyasi krizden bıkan seçmenlerin alternatif arayışı, bağımsız adayların oy potansiyelini artırıyor.
Seçimlerin bir diğer önemli boyutu da yeni seçim yasası ve seçim barajı tartışmaları. Mevcut sistemde tam orantılı temsil esas alınırken, bazı partiler baraj uygulamasının getirilmesini talep ediyor. Bu konudaki uzlaşmazlık, seçim hazırlıklarını geciktiren etkenlerden biri olarak öne çıkıyor.
Uluslararası Toplumun Tepkisi
Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve Arap Birliği gibi uluslararası kuruluşlar, Filistin'deki seçim sürecini yakından takip ediyor. Özellikle ABD yönetimi, İsrail-Filistin barış sürecini canlandırmak için seçimlerin yapılmasını destekliyor. Ancak, seçimlerin ardından kurulacak hükümetin İsrail'le müzakere masasına oturup oturmayacağı, bölgesel barışın geleceği açısından belirleyici olacak.
Filistin tarafı ise, seçimlerin dış müdahale olmadan ve Filistin halkının iradesine saygı gösterilerek yapılmasını istiyor. Hüseyin eş-Şeyh, yaptığı açıklamada, seçim sürecinin Filistin bağımsızlık mücadelesinin bir parçası olduğunu vurguladı. "Seçimler, halkımızın geleceğini belirleme hakkının bir gereğidir." dedi.
Sonuç ve Değerlendirme
28 Kasım 2026'da yapılması planlanan genel seçimler, Filistin'in siyasi tarihinde bir dönüm noktası olabilir. Eğer seçimler zamanında ve güvenli bir biçimde gerçekleştirilebilirse, bu, Filistin halkının demokrasiye olan inancını tazeleyecek ve siyasi meşruiyet sorunlarına çözüm getirebilecek. Ancak İsrail işgali, Kudüs'teki oy kullanma krizi ve iç bölünmüşlük gibi ciddi riskler hâlâ masada.
Filistin Devlet Başkan Yardımcısı'nın açıklaması, sürecin kararlılıkla devam ettiğini gösterse de, uluslararası toplumun ve tüm tarafların üzerine düşen görevleri yerine getirmesi gerekiyor. Önümüzdeki haftalarda seçim güvenliği, seçmen listeleri ve uluslararası gözlemci talepleri gibi konular daha fazla gündeme gelecek.
Filistin'deki bu kritik süreç, sadece Filistinlilerin kaderini değil, Orta Doğu'da kalıcı barışın tesis edilip edilemeyeceğini de belirleyecek. 28 Kasım 2026 tarihi, bölgesel siyasetin seyrini değiştirecek bir dönüm noktası olarak tarihe geçebilir.