Bingöl X Haber

Gündem

Gazze'de Can Kaybı 73 Bin 400'e Ulaştı: İnsani Kriz Derinleşiyor

İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 73 bin 400'e yükseldi. Bölgede insani kriz her geçen gün büyürken, uluslararası toplumun çözüm çabaları yetersiz kalıyor. İşte çatışmanın boyutları ve gelecek senaryoları...

Serdar KAAN • 18 Ağustos 2026, 14:40 • 6 dk okuma

İşgalci İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları, 18 Ağustos 2026 itibarıyla 73 bin 400 can kaybına ulaşmış durumda. Bu sayı, Ekim 2023'ten bu yana devam eden çatışmalarda hayatını kaybedenlerin resmi olarak kaydedilen sayısını gösteriyor. Bölgedeki insani durum ise giderek daha da vahim bir hal alıyor. Gazze'de yaşayan 2 milyondan fazla insan açlık, susuzluk ve salgın hastalıklarla boğuşurken, uluslararası toplumun çözüm çabaları da sonuçsuz kalıyor.

Çatışmanın Arka Planı: Ekim 2023'ten Bugüne

Çatışmalar, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırısının ardından başladı. İsrail ordusu, Gazze'ye yönelik büyük çaplı bir askeri operasyon başlatarak bölgeyi karadan, denizden ve havadan hedef almaya başladı. İlk aylarda düzenlenen yoğun bombardımanlar, binlerce sivilin ölümüne ve milyonlarca insanın yerinden edilmesine neden oldu. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, şu ana kadar yerinden edilen kişi sayısı 1,9 milyonu aşmış durumda.

Uluslararası toplum defalarca ateşkes çağrısında bulundu, ancak İsrail'in saldırıları aralıksız sürdü. Mısır, Katar ve ABD'nin arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerden bugüne kadar bir sonuç çıkmadı. Ateşkes anlaşmaları, çoğu zaman saatler içinde ihlal edildi ve bölgedeki acı daha da derinleşti.

İnsani Krizin Boyutları

Can Kayıpları ve Yaralıların Durumu

Gazze'deki sağlık bakanlığından alınan bilgilere göre, ölenlerin sayısı 73 bin 400'e yükselirken, yaralı sayısı ise 170 binin üzerine çıktı. Hayatını kaybedenlerin yüzde 70'inden fazlasını kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. Bu durum, çatışmanın orantısız bir şekilde sivil halkı hedef aldığını gösteriyor. Sağlık sistemlerinin çökmesi nedeniyle yaralılara yeterli tıbbi müdahale yapılamıyor; hastaneler tıbbi malzeme, ilaç ve personel eksikliğiyle baş etmeye çalışıyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Gazze'deki hastanelerin yüzde 70'inin hizmet dışı olduğunu ya da tam kapasite çalışamadığını açıkladı. Saldırılarda birçok hastane ve sağlık merkezi hedef alındı; doktorlar ve sağlık çalışanları da yaşamını yitirdi. Bölgede kızamık, kolera ve deri enfeksiyonları gibi salgın hastalıklar baş gösterirken, özellikle çocuklar arasında yetersiz beslenme nedeniyle ölümler kaydedilmeye başlandı.

Gıda ve Temiz Su Yetersizliği

Gazze'ye insani yardım girişi, İsrail'in uyguladığı abluka nedeniyle büyük ölçüde kısıtlanmış durumda. Birleşmiş Milletler'in raporlarına göre, bölgeye giren insani yardım miktarı ihtiyacın sadece yüzde 15'ini karşılayabiliyor. Gıda fiyatları yüzde 300 oranında artarken, temiz su kaynakları da hızla tükeniyor. Gazze halkı, kirli su içmek zorunda kalıyor ve bu durum su kaynaklı hastalıkların yayılmasına neden oluyor.

Dünya Gıda Programı (WFP) yetkilileri, Gazze'deki açlık riskinin kıtlık boyutuna ulaştığını dile getiriyor. Özellikle kuzey bölgelerde yaşayan halk, temel gıda maddelerine ulaşmakta zorlanıyor; ekmek kuyruklarında uzun saatler bekleyen insanlar, somun ekmek alabilmek için büyük mücadele veriyor. Sokaklarda arama yapan çocuklar, çöplerden yiyecek toplamaya çalışıyor.

Altyapı ve Barınma Krizi

İsrail ordusu, Gazze'deki hastanelerin, okulların, camilerin ve sivil altyapının büyük bir bölümünü hedef aldı. BM tarafından yapılan hasar tespit çalışmalarına göre, yapıların yüzde 60'ı hasarlı ya da yıkılmış durumda. Yerinden edilen yüz binlerce insan, rehabilitasyon merkezleri, okullar ve çadır kentlerde kurulan geçici barınma alanlarında yaşam savaşı veriyor. Kış aylarında hava sıcaklığının düşmesi, özellikle çocuklar ve yaşlılar için ek bir tehdit oluşturuyor.

Eğitim sistemi de neredeyse tamamen çökmüş durumda. Okulların büyük çoğunluğu barınma merkezi olarak kullanılırken, milyonlarca öğrenci eğitim hakkından mahrum kaldı. Uzmanlar, bu kayıp neslin geleceğinin ciddi tehdit altında olduğunu vurguluyor. Çocuklar, savaşın psikolojik travmasıyla büyürken, yaşamlarının en temel ihtiyaçlarından bile yoksunlar.

Uluslararası Toplum ve İnsan Hakları İhlalleri

Uluslararası toplum, Gazze'deki insan hakları ihlallerine karşı harekete geçmekte yetersiz kalıyor. Uluslararası Adalet Divanı (ICJ), İsrail'i soykırımın önlenmesi konusunda uyarmış olsa da, kalıcı bir yaptırım kararı alınmadı. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin yürüttüğü soruşturma da, İsrail'in işbirliğine yanaşmaması nedeniyle ilerleyemiyor. İnsan hakları örgütleri, Gazze'de işlenen savaş suçlarının belgelerle ortaya konduğunu ancak hesap verilebilirlik mekanizmasının işlemediğini kaydediyor.

Öte yandan, ABD başta olmak üzere bazı ülkelerin İsrail'e silah ve mühimmat sağlamayı sürdürmesi, çatışmaların uzamasına neden olan en önemli faktörlerden biri olarak gösteriliyor. Silah ambargosu getirilmesi için yapılan çağrılar ise sonuçsuz kalıyor. Bu durum, uluslararası toplumun arabuluculuk rolünü de zayıflatıyor. BM Güvenlik Konseyi'nde alınan ateşkes kararları, İsrail'in veto yetkisini kullanan ülkelerin desteğiyle etkisiz hale getiriliyor.

Ekonomik Çöküş ve Uzun Vadeli Etkiler

Gazze'deki çatışmalar yalnızca can kaybına yol açmakla kalmıyor; bölgenin ekonomik yapısını da tamamen tahrip ediyor. Filistin Merkez İstatistik Bürosu'nun verilerine göre, Gazze'de işsizlik oranı yüzde 80'in üzerine çıkmış durumda. Tarım arazileri, sanayi tesisleri ve ticari işletmeler ya yıkıldı ya da faaliyet gösteremez hale geldi. Bölgenin yeniden inşası için milyarlarca dolarlık yatırıma ihtiyaç duyulduğu tahmin ediliyor.

Uzmanlar, Gazze'nin yeniden inşasının on yıllar alabileceğini belirtiyor. Sadece fiziksel altyapının değil, toplumsal dokunun ve psikolojik iyileşmenin de sağlanması gerekiyor. Ancak siyasi bir çözüm olmadan, hiçbir insani yardım ve yeniden imar çalışmasının kalıcı olamayacağına dikkat çekiliyor. Bölgede kalıcı barışın tesisi, ancak adil ve kapsamlı bir siyasi anlaşmayla mümkün olabilir.

Gelecek Senaryoları: Savaş mı, Barış mı?

Gazze'deki çatışmanın önümüzdeki dönemde nasıl şekilleneceği belirsizliğini koruyor. Bir yandan İsrail'in askeri operasyonlarına devam etmesi beklenirken, diğer yandan uluslararası baskı ve kamuoyu tepkisi artıyor. Orta Doğu'daki jeopolitik dengeler de bu çatışmanın seyrini belirleyecek kritik bir faktör. İran'ın bölgedeki müdahaleleri, Hizbullah'ın kuzeyden açtığı ateş hattı, bölgesel bir savaş riskini de beraberinde getiriyor.

Diplomatik çabaların bir kez daha hayata geçirilmesi, iki devletli çözüm çerçevesinde adım atılması ve acil insani ateşkesin sağlanması, daha fazla can kaybını önlemek için elzem görünüyor. Ancak mevcut koşullarda barışın tesisi kolay görünmüyor. Bu nedenle Gazze'deki insanlık dramı, daha uzun süre dünya gündeminin üst sıralarında yer alacak gibi duruyor.

#Gazze #İsrail #Orta Doğu #Filistin #insani kriz #savaş #çatışma #can kaybı