HÜDA PAR Milletvekili Dinç, Bingöl’deki Maden Arama Çalışmalarını TBMM Gündemine Taşıdı
BİNGÖL – HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bingöl’ün Solhan ilçesine bağlı Arslanbeyli köyünde yürütüldüğü belirtilen maden arama faaliyetlerini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı.
HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bingöl’ün Solhan ilçesine bağlı Arslanbeyli köyünde yürütüldüğü belirtilen maden arama faaliyetlerini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı.
TBMM’de düzenlediği basın toplantısında konuşan Dinç, bölgede yürütülen çalışmaların çevre ve su kaynakları açısından risk oluşturabileceğini belirterek, gerekli incelemeler tamamlanıncaya kadar faaliyetlerin durdurulması çağrısında bulundu.
Dinç, HÜDA PAR Bingöl Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Yunus Emiroğlu’nun bölgede gerçekleştirdiği saha ziyaretlerinde vatandaşların aktardığı şikâyetleri gündeme getirdi. Arslanbeyli köyünün geçmişte baraj yapımı nedeniyle önemli ölçüde etkilendiğini belirten Dinç, bölgenin şimdi de maden arama faaliyetleriyle karşı karşıya olduğunu söyledi.
“İzinler ve ÇED süreci konusunda kamuoyu bilgilendirilmeli”
Maden arama sahasının tapulu araziler, meralar, ormanlık alanlar ve su kaynaklarını kapsadığı yönündeki iddialara dikkat çeken Dinç, köy halkının ve muhtarlığın süreç hakkında yeterince bilgilendirilmediğini ifade etti.
Dinç, yetkililere; gerekli ruhsat ve izinlerin alınıp alınmadığı, çalışma sahasının sınırlarının ne olduğu, ÇED sürecinin başlatılıp başlatılmadığı ve faaliyetlerin su kaynakları, tarım arazileri, ekosistem ile yaban hayatına olası etkilerinin araştırılıp araştırılmadığı yönünde sorular yöneltti.
“Murat Nehri havzası tehlikede”
Arslanbeyli’nin Murat Nehri havzasını besleyen önemli bir su toplama alanı olduğunu belirten Dinç, olası çevresel zararların yalnızca köyü değil, daha geniş bir bölgeyi etkileyebileceğini söyledi.
Dinç, gerekli bilimsel ve idari incelemeler tamamlanıncaya kadar maden arama faaliyetlerinin durdurulması, sürecin şeffaf yürütülmesi ve bölge halkının kararlara dahil edilmesi çağrısında bulundu.
Dinç, bölge halkının yatırıma karşı olmadığını ancak insanı, doğayı ve kamu yararını göz ardı eden faaliyetlerin kabul edilmemesi gerektiğini ifade etti.