Bingöl X Haber

Gündem

Kurtulmuş'tan 17 Ağustos Mesajı: '27 Yıl Geçti, Acılarımız Taze'

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 27. yıl dönümünde yayımladığı mesajda, hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle andı. Kurtulmuş, Türkiye'nin deprem gerçeğine dikkat çekerek, afetlere karşı hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladı.

Serdar KAAN • 17 Ağustos 2026, 07:15 • 8 dk okuma

Bugün 17 Ağustos 2026 Pazartesi. Saatler ilerledikçe Türkiye'nin dört bir yanında 27 yıl önce yaşanan büyük felaket yeniden hafızalara kazındı. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin yıl dönümünde TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da anlamlı bir mesaj yayımlayarak, depremde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle andı.

Ancak Kurtulmuş'un mesajı, sadece bir anmadan ibaret değildi. Türkiye'nin deprem kuşağında yer alan bir ülke olduğunu hatırlatan mesaj, afetlere karşı hazırlıklı olmanın hayati önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Peki, aradan geçen 27 yılda Türkiye deprem gerçeğiyle ne kadar yüzleşti? Bu yazıda, Kurtulmuş'un mesajının detaylarını ve deprem hazırlıklarının dününü, bugününü ve yarınını ele alıyoruz.

Marmara Depremi'nin Üzerinden 27 Yıl Geçti

17 Ağustos 1999 sabahı saat 03:02'de meydana gelen deprem, merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan 7.4 büyüklüğünde bir sarsıntıydı. Yalnızca Marmara Bölgesi'ni değil, tüm Türkiye'yi derinden etkileyen depremde resmi rakamlara göre 17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 44 bin kişi yaralandı ve yüz binlerce insan evsiz kaldı. Depremin ardından ortaya çıkan tablo, ülkenin afet yönetimi konusunda ne kadar hazırlıksız olduğunu gözler önüne serdi.

Depremin yıkıcılığı, özellikle yapı stokunun dayanıksızlığından kaynaklandı. Mühendislik hizmeti almamış, kaçak yapılan binalar bir bir çöktü. Arama kurtarma ekipleri yetersiz kaldı, koordinasyon sağlanamadı. Bu felaket, Türkiye'nin afet yönetimi sisteminin kökten değişmesi gerektiğini gösteren bir dönüm noktası oldu. 1999 depremi, aynı zamanda AFAD gibi kurumların kurulmasına zemin hazırlayan sürecin başlangıcı olarak tarihe geçti.

Depremin Yıkıcı Etkisi ve Sosyal Yaralar

Depremin fiziksel yıkımın ötesinde, toplumsal psikoloji üzerinde de derin etkileri oldu. Binlerce insan, yakınlarını kaybetmenin acısıyla baş başa kaldı. Depremzedelerin barınma, beslenme ve sağlık sorunları aylarca devam etti. Ekonomik olarak ise bölge büyük bir darbe aldı. Sanayi tesislerinin çoğu hasar gördü, üretim durma noktasına geldi. Türkiye ekonomisi, depremin yol açtığı tahribatı telafi etmek için yıllarca uğraştı.

Aradan geçen 27 yıla rağmen, depremzedelerin bazılarının yaşadığı travma hâlâ tazeliğini koruyor. Özellikle o geceyi yaşayan çocuklar, bugün yetişkin bireyler olarak deprem bilincini topluma aktarmaya çalışıyor. Bu yılki yıl dönümünde de birçok sivil toplum kuruluşu, deprem bölgesinde anma etkinlikleri düzenliyor.

Kurtulmuş'un Mesajında Öne Çıkanlar

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, yayımladığı mesajında öncelikle depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlara Allah'tan rahmet diledi. Mesajında, depremin üzerinden çeyrek asrı aşkın bir süre geçmesine rağmen acıların hiçbir zaman unutulmadığını ifade ettiği belirtildi. Kurtulmuş,

"Milletimizin deprem gerçeğiyle yüzleşmesi ve gerekli dersleri çıkarması, geleceğimiz açısından büyük önem taşıyor"

diyerek toplumsal bilincin artırılmasının altını çizdi.

Kurtulmuş'un mesajında, devlet olarak afetlere hazırlığın sürekli iyileştirilmesi gerektiğine vurgu yapıldığı öğrenildi. TBMM Başkanı, depremlerin kaçınılmaz olduğunu ancak can kayıplarının doğru politikalar ve yapısal önlemlerle en aza indirilebileceğini belirtti. Ayrıca, 17 Ağustos'un sadece bir anma değil, aynı zamanda kentsel dönüşüm ve afet bilinci konularında bir farkındalık günü olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.

Birlik Beraberlik Vurgusu ve Geçmişten Çıkarılan Dersler

Kurtulmuş mesajında, deprem sonrasında ortaya konulan dayanışmanın da önemine değindi. O dönemde Türkiye'nin dört bir yanından deprem bölgesine koşan gönüllüler, sivil toplum kuruluşları ve devlet kurumları, büyük bir fedakârlık örneği gösterdi. Bu dayanışma ruhunun milletimizin en değerli özelliklerinden biri olduğunu belirten Kurtulmuş, bugün de benzer bir anlayışla hareket edilmesi gerektiğini kaydetti.

Öte yandan, mesajda eleştirel bir boyut da vardı. Kurtulmuş, imar barışı ve yapı denetimi gibi konularda yapılan hataların tekrarlanmaması gerektiğini, deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülke olarak bilimsel verilere dayalı politikaların şart olduğunu dile getirdi. Bu bağlamda, TBMM'nin çıkardığı kentsel dönüşüm yasalarına dikkat çekti.

Deprem Gerçeği: Alınan Dersler ve Gelecek Öngörüleri

Türkiye, tarih boyunca birçok büyük deprem yaşadı. 1939 Erzincan Depremi (7.9), 1999 Düzce Depremi ve son olarak 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler (7.7 ve 7.6) bunlardan sadece birkaçı. Her felaket, ülkenin afet yönetimindeki eksikliklerini yeniden gündeme taşıdı. Özellikle 2023 depremi, 11 ilde yıkıma neden olarak yaklaşık 53 bin kişinin ölümüne yol açtı. Bu rakam, 1999 depreminin bile üzerinde bir trajedi olarak kayıtlara geçti.

Uzmanlar, deprem hazırlığında sadece binaları güçlendirmenin yeterli olmadığını, toplumun her kesiminde afet bilincinin oluşturulması gerektiğini vurguluyor. Okullarda deprem eğitimleri, iş yerlerinde tatbikatlar ve aile düzeyinde acil durum planları, bu bilincin temel taşlarını oluşturuyor. AFAD'ın verilerine göre, son yıllarda düzenlenen tatbikatların sayısı %60 artarken, toplumun hazırlık seviyesi hâlâ istenilen düzeyde değil.

2023 Depremleri ve Kentsel Dönüşüm Seferberliği

6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler, 11 ilde büyük yıkım yaratarak Türkiye'yi yasa boğdu. Bu depremler, özellikle Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Gaziantep gibi şehirlerde ağır hasara yol açtı. Deprem sonrasında başlatılan yeniden inşa çalışmaları halen devam ediyor. Devlet ve millet iş birliğiyle yürütülen kentsel dönüşüm projeleri, bir yandan deprem yönetmeliğine uygun yapılar inşa ederken, diğer yandan tarihi dokuyu koruma çabası taşıyor.

Kurtulmuş'un mesajında da 2023 depremlerine atıfta bulunularak, bu deneyimlerden alınan derslerin kritik olduğu ifade edildi. Özellikle zemin etütleri ve mikro bölgeleme çalışmaları gibi bilimsel verilerin kentsel planlamaya entegre edilmesi gerektiği vurgulandı. Türkiye'nin deprem dirençli şehirler oluşturma hedefi, 2025 yılında açıklanan "Deprem Master Planı" ile daha da somut bir hal aldı.

Bireysel ve Toplumsal Hazırlık Neden Önemli?

Devletin yaptığı yatırımların yanı sıra, bireysel hazırlık da deprem anındaki hayatta kalma oranlarını büyük ölçüde etkiliyor. Deprem öncesinde belirlenen toplanma alanları, deprem çantası hazırlıkları ve acil durum iletişim planları, her ailenin üzerinde durması gereken konular arasında. Türkiye'de yapılan anketler, toplumun yalnızca %35'inin deprem çantası bulundurduğunu gösteriyor. Bu oran, bilinçlendirme çalışmalarının artırılması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.

Öte yandan, Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) yaptıranların oranı, son yıllarda artış göstererek %58 seviyesine ulaştı. Ancak halen her iki evden birinin deprem sigortası bulunmuyor. Uzmanlar, sadece sigorta yaptırmanın yeterli olmadığını, asıl olanın can güvenliği için yapısal önlemler olduğunu belirtiyor.

Sonuç ve Değerlendirme

Numan Kurtulmuş'un 17 Ağustos mesajı, geçmişi anmanın ötesinde geleceğe bir uyarı niteliği taşıyor. 27 yıl önce yaşanan felaket, ülkemizin deprem gerçeğini bir kez daha hatırlatıyor. Ancak asıl önemli olan, bu hatıraların eyleme dönüşmesi. "Deprem değil, ihmal öldürür" gerçeğiyle hareket eden bir toplum, kayıplarını en aza indirebilir.

TBMM Başkanı'nın da işaret ettiği gibi, deprem bilinci yalnızca yıl dönümlerinde değil her an yaşamalı. Yapı stokunun yenilenmesi, denetimlerin sıkılaştırılması, erken uyarı sistemlerinin yaygınlaştırılması gibi adımlar, gelecekteki afetlerde can kaybını önlemenin anahtarıdır. Türkiye, acı dolu bu deneyimlerden ders alarak deprem dirençli bir ülke olma yolunda ilerlemeye devam ediyor.

Toplumun her kesimini kapsayan hazırlık çalışmaları ve bilimsel yaklaşım, 27 yıl öncekine benzer bir felaketin etkilerini büyük ölçüde azaltacaktır. Bu vesileyle, 17 Ağustos 1999'da hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı bir kez daha rahmetle anıyor, geride kalanlara sabırlar diliyoruz.

#TBMM #Numan Kurtulmuş #17 Ağustos #Marmara Depremi #afet yönetimi #kentsel dönüşüm #Deprem Anma #Deprem Bilinci