Bingöl X Haber

Gündem

MSB'den İsrail'in Suriye saldırısına sert tepki: 'Kabul edilemez'

Milli Savunma Bakanlığı, İsrail'in Suriye'nin Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü'ne düzenlediği saldırıyı kınadı. Bakanlık, Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden saldırıların kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, bu eylemlerin bölgesel istikrarı tehdit ettiğine dikkat çekti.

Serdar KAAN • 20 Ağustos 2026, 12:49 • 6 dk okuma

Milli Savunma Bakanlığı, resmi internet sitesi üzerinden yaptığı açıklamada, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik son saldırısının bölgedeki istikrarı bozduğunu kaydetti. Açıklamada, Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü'ne düzenlenen saldırının Suriye'nin egemenliğini ihlal ettiği ve bu durumun asla kabul edilemeyeceği belirtildi.

Bakanlık açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

"İsrail'in Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü'ne gerçekleştirdiği saldırı Suriye'nin istikrarına, güvenliğine, ülkenin birlik ve bütünlüğüne, aynı zamanda altyapısına zarar vermeye yönelik bir eylemdir. Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden saldırıların kabul edilemez olduğunu her fırsatta vurguluyoruz."

Bu açıklama, Türkiye'nin Suriye'nin toprak bütünlüğüne verdiği önemi bir kez daha ortaya koyarken, özellikle son dönemde artan İsrail saldırılarına karşı Ankara'nın tutumunu da netleştiriyor.

Saldırının Arka Planı ve Stratejik Önem

Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü Neden Kritik?

Suriye'nin kuzeybatısında, İdlib ilinin doğusunda yer alan Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü, ülkenin en önemli askeri hava limanlarından biri olarak kabul ediliyor. Suriye İç Savaşı'nın başlangıcından bu yana birçok kez çatışmalara sahne olan bu üs, hem Suriye ordusu hem de müttefikleri için stratejik bir konuma sahip. Özellikle Halep ve İdlib bölgelerindeki operasyonlarda lojistik destek sağlamak amacıyla kullanılan üs, son yıllarda İsrail tarafından hedef alınan noktalardan biri haline geldi.

Uzmanlara göre, İsrail'in bu üsse yönelik saldırısı, sadece askeri bir hedefe yönelik değil, aynı zamanda Suriye'deki İran etkisini zayıflatma amacı taşıyor. Bölgedeki askeri kaynaklar, üsün İran destekli gruplar tarafından da kullanıldığını ve bu nedenle İsrail'in sık sık bu tür noktaları vurduğunu dile getiriyor.

İsrail'in Suriye'ye Yönelik Artan Operasyonları

İsrail, uzun süredir Suriye topraklarında hava saldırıları düzenliyor. Bu saldırıların çoğu, İran'ın Suriye'deki askeri varlığına ve Hizbullah'a silah sevkiyatına engel olmayı hedefliyor. Ancak son operasyonların kapsamı ve sıklığı dikkat çekiyor. 2026 yılı itibarıyla İsrail'in Suriye'deki saldırılarının son birkaç yılın en yoğun seviyesine ulaştığı belirtiliyor. Bu durum, bölgesel gerilimi artırırken, Türkiye gibi ülkelerin de tepkisine neden oluyor.

Son olarak Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü'ne düzenlenen saldırı, sadece askeri bir tesisin değil, aynı zamanda uluslararası hukukun da hedef alındığı bir eylem olarak yorumlanıyor. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarında son üç yılda yüzde 40'lık bir artış yaşandı. Bu rakamlar, bölgedeki güvenlik ortamının ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor.

Türkiye'nin Pozisyonu ve Uluslararası Tepkiler

Ankara'nın Kararlı Duruşu

Türkiye, Suriye krizinin başından bu yana ülkenin toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini savunuyor. Bu çerçevede MSB'nin yaptığı açıklama, Ankara'nın bu prensibe ne kadar bağlı olduğunun bir göstergesi. Türkiye, aynı zamanda Suriye'deki terör unsurlarına karşı da mücadele ederken, bir yandan da bölgesel istikrarın sağlanması için çaba harcıyor. Milli Savunma Bakanı'nın daha önceki açıklamalarında da, "Suriye'nin kuzeyine yönelik her türlü saldırı, Türkiye'nin güvenliğini de tehdit eder" ifadeleri yer almıştı.

MSB'nin bu son açıklaması, aynı zamanda Türk kamuoyuna ve uluslararası topluma verilmiş bir mesaj niteliği taşıyor. Açıklamada, İsrail'in bu tür eylemlerinin bölgedeki kaosu derinleştirdiğine dikkat çekilirken, Türkiye'nin bu konudaki hassasiyetinin her platformda dile getirileceği vurgulanıyor. Ankara'nın, Suriye'nin egemenliğine yönelik her türlü tehdide karşı diplomatik ve askeri seçenekleri masada tuttuğu biliniyor. Özellikle Suriye sınırındaki askeri varlığını artıran Türkiye, olası bir sınır ötesi harekât için de hazırlıklarını sürdürüyor.

Bölgesel ve Küresel Tepkiler

İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarına birçok ülkeden tepki geliyor. Özellikle Rusya ve İran, İsrail'i Suriye'nin egemenliğini ihlal etmekle suçluyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Bu saldırılar bölgedeki gerilimi artırmaktan başka bir işe yaramıyor" denildi. İran ise saldırıları şiddetle kınayarak, İsrail'in bu davranışlarının bedelini ödeyeceğini belirtti.

Batılı ülkeler ise daha temkinli bir yaklaşım sergiliyor. ABD, İsrail'in kendini savunma hakkını desteklediğini ancak Suriye'deki operasyonların çatışma riskini artırdığını kabul ettiğini açıkladı. Avrupa Birliği ise taraflara itidal çağrısında bulunurken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin konuyu ele alması bekleniyor. Bu süreçte Türkiye'nin, Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunan tutumu, uluslararası platformlarda da destek buluyor. Ancak uzmanlar, İsrail'in bu saldırılarının devam etmesi durumunda bölgede daha büyük bir çatışmanın kaçınılmaz olabileceği uyarısında bulunuyor.

Sonuç ve Gelecek Perspektifi

Milli Savunma Bakanlığı'nın bu açıklaması, Türkiye'nin Suriye konusundaki kararlılığını ortaya koyarken, aynı zamanda bölgesel güvenlik mimarisinin ne kadar kırılgan olduğunu da gösteriyor. İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırıları yalnızca Suriye'nin değil, tüm bölgenin istikrarını tehdit ediyor. Bu nedenle uluslararası toplumun daha etkin bir rol oynaması gerektiği açık. Önümüzdeki dönemde yaşanacak gelişmeler, bu gerilimin tırmanıp tırmanmayacağını belirleyecek.

Olası senaryolar şu şekilde sıralanabilir:

Türkiye'nin MSB aracılığıyla yaptığı bu açıklama, Ankara'nın yalnızca kendi sınır güvenliği için değil, bölgesel barış için de ciddi bir sorumluluk üstlendiğini göstermektedir. Bu tutum, Türkiye'nin dış politikasındaki öngörülebilirliğin ve ilkeli duruşun bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması, yalnızca bölge ülkelerinin değil, tüm dünyanın ortak çıkarına. Bu nedenle İsrail'in uluslararası hukuka uyması ve saldırılarına son vermesi büyük önem taşıyor.

#İsrail #MSB #Suriye #saldırı #uluslararası hukuk #bölgesel güvenlik #Ebu Ez-Zuhur