Bingöl X Haber

Gündem

Türkiye ve 13 Ülkeden İsrail'e Sert Ortak Tepki: Hava Saldırıları ve Yerleşimler Kınandı!

Türkiye ve 13 ülke, İsrail'in Suriye'deki hava saldırıları ile Filistin topraklarındaki yasa dışı yerleşim politikalarını ortak bildiriyle kınadı. Bildiride bu eylemlerin uluslararası hukuku ihlal ettiği ve bölgesel istikrarı tehdit ettiği vurgulandı.

Serdar KAAN • 21 Ağustos 2026, 22:16 • 6 dk okuma

Orta Doğu'da tansiyon bugün yeniden yükseldi. Türkiye ve 13 ülke, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik hava saldırılarını ve Filistin topraklarındaki yasa dışı yerleşim politikalarını ortak bir bildiriyle kınadı. Bildiride, bu eylemlerin uluslararası hukukun açık ihlali olduğu vurgulanırken, bölgesel istikrarı tehdit ettiği ifade edildi. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İsrail'in Suriye'deki hava operasyonları ile Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki yerleşim faaliyetlerinin kabul edilemez olduğu belirtildi.

Ortak Bildirinin Ayrıntıları

Bildiriye, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 14 ülke imza attı. Bu ülkelerin büyük bölümünü İslam İşbirliği Teşkilatı üyeleri oluştururken, ortak metinde İsrail'in uluslararası toplumun çağrılarına kulak vermeyeceği takdirde ciddi sonuçlarla karşılaşacağı uyarısı yapıldı. Açıklamada özellikle Ebu Zuhur bölgesine düzenlenen hava saldırısına dikkat çekildi. Sivillerin yaşamını kaybettiği bu saldırının, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına aykırı olduğu vurgulandı.

Ayrıca, İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında yürüttüğü yerleşim projelerinin iki devletli çözümü imkânsız hale getirdiği kaydedildi. Bildiride, taraflara itidal çağrısında bulunulurken, uluslararası toplumun İsrail üzerindeki baskıyı artırması gerektiği ifade edildi.

Türkiye'nin Net Tutumu

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla hazırlanan bildiride, Ankara'nın bu konudaki hassasiyetinin altını çizmek için “İsrail'in saldırgan politikaları artık dayanılmaz boyutlara ulaşmıştır” ifadesine yer verildi. Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, görüntülü bir toplantıyla mevkidaşlarını bilgilendirdi ve ortak bir eylem planı oluşturulmasını önerdi.

Ankara'dan yapılan açıklamada, İsrail'in son dönemde Suriye topraklarına yönelik artan hava harekatlarının, Suriye'nin toprak bütünlüğünü ihlal ettiği ve terörle mücadele bahanesiyle işlenen suçların meşrulaştırılamayacağı belirtildi. Türkiye, ayrıca İsrail'in Filistin topraklarını ilhak etme planlarının da uluslararası toplumun ortak aklıyla engellenmesi gerektiğini savunuyor.

İsrail'in Suriye Operasyonları ve Perde Arkası

Son haftalarda İsrail ordusu, Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib ve Halep kırsalında bir dizi hava saldırısı düzenledi. Bu saldırıların çoğunlukla İran destekli gruplar ve Suriye rejimine ait askeri noktaları hedef aldığı öne sürüldü. Ancak, saldırılarda sivillerin de hayatını kaybetmesi büyük tepki çekti. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, bölgedeki insani durumun giderek kötüleştiği uyarısında bulundu.

Bu bağlamda, Türkiye ve müttefiklerinin ortak bildirisi, İsrail'in uluslararası hukuk karşısındaki sorumluluğunu hatırlatmayı amaçlıyor. Bildiride, saldırıların son bulması ve tarafların diyalog masasına dönmesi için çağrı yapıldı.

ABD ve Huckabee'nin Provokatif Söylemleri

Gelişmelerin hemen ardından ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin yaptığı açıklamalar, tartışmayı daha da alevlendirdi. Huckabee, “Türkiye'nin Suriye'de daha güneye ilerlemesi tehdit olarak algılandı” sözleriyle Ankara'yı hedef aldı. Bu açıklamalar, hem Ankara hem de Washington arasında yeni bir gerilim dalgası yarattı.

Türk Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Huckabee'nin sözlerine sert cevap verdi: “Bu beyan, ya bilgisizlikten ya da kötü niyetten kaynaklanmaktadır. Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunmak için bölgede meşru güvenlik çıkarlarını korumaktadır. Hiçbir ülkenin, bir başkasının güvenlik kaygılarını yok sayma hakkı yoktur.”

Yerleşim Politikaları ve Hukuki Durum

Bildirinin ikinci ayağını ise İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında sürdürdüğü yerleşim faaliyetleri oluşturuyor. Birleşmiş Milletler'in 2334 sayılı kararına göre, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki yerleşimler açıkça uluslararası hukukun ihlalidir. Buna rağmen İsrail, son bir yılda 3.000'den fazla yeni konut inşaatına onay verdi.

Bu durumun bölgedeki barış sürecini tamamen çıkmaza soktuğunu belirten uzmanlar, yerleşimlerin iki devletli çözümü fiilen imkânsız kıldığını ifade ediyor. Filistin yönetimi, uluslararası toplumu İsrail'e yönelik yaptırımları uygulamaya çağırırken, Türkiye de bu çağrılara destek veriyor.

Bölge Ülkelerinin Ortak Tepkisi

Ortak bildiriye imza atan ülkeler arasında şunlar yer alıyor:

Bu ülkelerin birçoğu İsrail ile normalleşme sürecinde olmasına rağmen, İsrail'in bu politikalarını kınamamak için hiçbir gerekçe kalmadığına dikkat çekiyor. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, yayımladığı mesajda Türkiye ve diğer ülkelere teşekkür ederken, “Bu dayanışma, halkımızın haklı davasında yalnız olmadığını gösteriyor” dedi. BM Genel Sekreteri ise taraflara itidal çağrısında bulundu ve bölgesel bir savaş riski konusunda uyardı.

Uzman Görüşleri ve Olası Senaryolar

Orta Doğu uzmanı Prof. Dr. Mustafa Öztürk, bu ortak bildirinin sembolik olmaktan öte bir anlam taşıdığını belirtiyor: “14 ülkenin bir araya gelerek bu kadar güçlü bir metne imza atması, İsrail'in diplomatik tecridinin arttığını gösteriyor. Ancak, pratikte bir yaptırım mekanizması olmadan bu bildirilerin etkisi sınırlı kalabilir.”

Öte yandan, İsrail'in bu kınamalara cevabının sert olabileceği konuşuluyor. Başbakan Binyamin Netanyahu'nun, “Kimse bize ders veremez” şeklindeki açıklamaları, gerilimin daha da tırmanabileceğinin işareti olarak yorumlanıyor. Tüm bu gelişmeler ışığında, uluslararası toplumun önümüzdeki haftalarda atacağı adımlar, Orta Doğu'nun geleceği açısından belirleyici olacak.

Türkiye, bu süreçte hem diplomatik inisiyatifleri sürdüreceğini hem de Suriye'deki askeri varlığını güçlendireceğini sinyalini veriyor. Ankara, bölgede kalıcı istikrarın sağlanması için uluslararası toplumun daha etkin rol oynaması gerektiğini vurguluyor. Bu haber, dünya basınında geniş yankı uyandırırken, diplomatik kaynaklar taraflar arasında arabuluculuk girişimlerinin devam ettiğini belirtiyor.

Ancak, sahadaki gelişmelerin hızı, çözüm umutlarını her geçen gün azaltıyor. Sonuç olarak, Türkiye ve 13 ülkenin ortak tepkisi, İsrail'in politikalarına karşı uluslararası alanda güçlü bir itirazın sesi oldu. Bu bildirinin ne kadar etkili olacağını ise önümüzdeki süreç gösterecek. Uzmanlar, İsrail'in geri adım atmaması durumunda yeni bir krizin kaçınılmaz olduğunu düşünüyor.

#Türkiye #Diplomasi #İsrail #Suriye #Orta Doğu #Filistin #uluslararası hukuk #kriz #yerleşim politikaları #ortak bildiri