Türkiye, organize suçla mücadelede tarihi bir operasyona imza attı. Kırmızı bültenle dünya genelinde aranan organize suç örgütü elebaşı Serkan Kurtuluş, Arjantin'den 13 bin kilometre uzaklıktan Türkiye'ye iade edildi. İçişleri Bakanlığı, operasyonun detaylarını kamuoyuyla paylaşırken, sürecin Adalet ve Dışişleri Bakanlıkları'nın koordinasyonunda yürütüldüğünü açıkladı[1].
İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Kurtuluş'un Brezilya aktarmalı olarak İstanbul Havalimanı'na getirildiği belirtildi. Bakanlık, "Devletimizin kararlı mücadelesi sınır tanımıyor" ifadesine yer verdi.
İçişleri Bakanlığı'ndan 'Sınır Tanımıyor' Mesajı
Yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
"Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol Europol Daire Başkanlığımız, KOM ve İstihbarat Başkanlıklarımız ile Dışişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı koordinesinde, 13 bin kilometre uzaktan Türkiye'ye gerçekleştirilen bu iade süreci suçla mücadeledeki kararlılığımızın açık bir göstergesidir. Huzurumuza kasteden hiçbir odak adaletten kaçamayacak. Sınır ötesinde dahi adaleti tecelli ettiren kahraman polislerimize, Adalet ve Dışişleri Bakanlıklarımızın emeği geçen tüm mensuplarına teşekkür ediyoruz."
Bakanlık açıklamasında ayrıca, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün Interpol Europol Daire Başkanlığı koordinesinde yürütülen operasyonun, uluslararası iş birliğinin en somut örneklerinden biri olduğu vurgulandı[2].
İade Sürecinin Perde Arkası
Serkan Kurtuluş hakkındaki uluslararası arama süreci, Interpol kanalıyla 31 Ekim 2017'de kırmızı bülten yayımlanmasıyla başladı. Türkiye'de işlediği çok sayıda ağır suçtan dolayı aranan Kurtuluş, 11 Haziran 2020'de Arjantin'de yakalandı[3]. Yakalanmasının ardından Türkiye'ye iade edilmemek için Arjantin'den sığınma talebinde bulundu. Bu talep reddedildi, ancak ülkedeki hukuki süreçler nedeniyle iade uzun süre gerçekleştirilemedi.
Sığınma Talebi Reddedilmişti
Kurtuluş'un cezaevinde bulunduğu dönemde açlık grevi yaptığı da ortaya çıktı. Arjantin makamlarının iade onayının ardından Interpol Europol Daire Başkanlığı harekete geçti ve uluslararası koordinasyon başlatıldı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de süreci yakından takip ettiği öğrenildi[4].
Uçakta Bomba Paniği Yaşandı
İade sürecinde ilginç bir olay da yaşandı. Serkan Kurtuluş, uçağın Brezilya'nın Sao Paulo kentinde beklediği sırada İspanyolca olarak uçakta bomba olduğunu bağırarak iddia etti. Uçağın boşaltılmasını sağlamaya çalıştığı belirtilen Kurtuluş'un bu çabaları sonuçsuz kaldı. Gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmasının ardından iade sürecine devam edildi[5].
13 Bin Kilometrelik Uçuş
Örgüt lideri, görevli Türk güvenlik ekibinin refakatinde THY'nin Buenos Aires-Sao Paulo seferini yapan TK16 sefer sayılı uçağıyla Türkiye'ye getirildi. İstanbul Havalimanı'nda görevli emniyet personeline teslim edilen Kurtuluş, İstanbul Havalimanı Emniyet Şube Müdürlüğü'ne götürüldü. Buradaki işlemlerin tamamlanmasının ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne sevk edileceği açıklandı.
Serkan Kurtuluş Hangi Suçlardan Yargılanacak?
Kurtuluş hakkında Türkiye'de yürütülen soruşturmalar kapsamında 5 farklı ağır suçtan dolayı yakalama kararı bulunuyor. İşte suçlamalar:
- Tasarlayarak öldürme
- Kasten öldürme
- Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
- Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla birden fazla kişi tarafından silahla yağma
- Silahla birden fazla kişiyle var olan suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanmak suretiyle zincirleme şekilde tehdit
Bu suçların her biri için Türk Ceza Kanunu'nda ağır hapis cezaları öngörülüyor. Kurtuluş'un, emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarılacağı mahkemece tutuklanması ve yargılanmasının ardından uzun süreli hapis cezasına çarptırılması bekleniyor.
Adalet Yerini Buldu
Bu operasyon, Türkiye'nin organize suçla mücadeledeki uluslararası kararlılığını bir kez daha gösterdi. Yetkililer, "Hiçbir suçlu artık yurt dışında güvende değil" mesajını verdi. Serkan Kurtuluş'un iade süreci, Türk güvenlik güçleri ile yargı ve diplomasi kurumlarının başarılı koordinasyonu sayesinde tamamlandı. Önümüzdeki günlerde Kurtuluş'un adliyedeki ifade sürecinin ardından tutuklama kararı ile karşı karşıya kalması bekleniyor. Bu olay, suçtan elde edilen gelirlerin ve suçluların iadesi konusundaki uluslararası iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koydu.