İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği son hava saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 9'a yükseldi. ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'e yönelik "saldırıları durdur" çağrısına rağmen, İsrail'in askeri operasyonlarını sürdürmesi bölgede gerilimi tırmandırırken, insani kriz de derinleşiyor. Gazze'deki sağlık yetkilileri, son saldırılarda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu çok sayıda sivilin yaralandığını duyurdu.
Bu gelişme, uluslararası toplumun ateşkes çağrılarına rağmen İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını sürdürdüğü bir dönemde yaşandı. Özellikle Trump yönetiminin İsrail'e destek mesajları ile ateşkes talepleri arasında kalan çelişkili tutum, bölgede belirsizliği artırıyor.
Batı Şeria'da Gözaltı Dalgası
İsrail ordusunun dün akşam saatlerinde Gazze Şeridi'nin farklı noktalarına düzenlediği hava saldırılarında ilk belirlemelere göre 7 kişi hayatını kaybetmişti. Ağır yaralılar arasında bulunan iki kişinin de hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamasıyla can kaybı sayısı 9'a çıktı.
Yerel kaynaklara göre, saldırılarda hedef alınan binalar arasında sivil yerleşimlerin de bulunduğu, enkaz altında hâlâ kayıp kişiler olabileceği belirtiliyor. Gazze'deki Sağlık Bakanlığı, hayatını kaybedenlerden 3'ünün çocuk, 2'sinin kadın olduğunu açıkladı. Yaralı sayısının ise 40'ın üzerinde olduğu bildirildi.
Şehirlerde Yıkım ve Göç Dalgası
İsrail'in havadan ve karadan saldırılarını yoğunlaştırdığı Gazze'nin özellikle kuzey bölgelerinde birçok bina yerle bir olurken, bazı bölgelerdeki altyapı da kullanılamaz hale geldi. Elektrik ve su hatlarının tahrip olması nedeniyle hastaneler zor durumda kalırken, sağlık ekipleri yetersiz malzemelerle müdahale etmeye çalışıyor.
BM verilerine göre, saldırıların yoğunlaştığı son 48 saatte yaklaşık 10 bin Filistinli daha yerinden edildi. Bu durum, Gazze'de zaten ağır bir insani kriz yaşayan bölgede yaşam koşullarını daha da ağırlaştırıyor. Birçok aile, güvenliklerini sağlamak için BM okullarına ve çadır kentlere sığınmak zorunda kalıyor.
Trump'ın Ateşkes Çağrısı İsrail'i Durdurmadı
ABD Başkanı Donald Trump'ın pazartesi günü yaptığı açıklamada, İsrail'den "saldırıları durdurmasını" istediği ve "kalıcı bir ateşkes için çalışılması gerektiğini" söylediği bildirildi. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Trump'ın çağrısına rağmen askeri operasyonların süreceği mesajı verdiği belirtiliyor.
Trump'ın bu çıkışı, daha önce İsrail'e güçlü destek verdiği bilinen bir isim olması nedeniyle dikkat çekiyor. Uzmanlar, Trump'ın bu tavır değişikliğinin, seçim öncesi iç kamuoyunu sakinleştirme ve şiddetin tırmanmasını önleme amacı taşıyabileceğini ifade ediyor. Fakat görünüşe göre bu hamle İsrail'in operasyonlarında bir yumuşama yaratmadı.
Netanyahu Hükümetinin Hedefleri
İsrail yönetimi, Gazze'deki saldırılarının amacının "Hamas'ın askeri altyapısını yok etmek ve İsrail vatandaşlarını korumak" olduğunu savunuyor. Netanyahu'nun koalisyon hükümetindeki aşırı sağcı ortakları ise saldırıların daha da şiddetlendirilmesi çağrısında bulunuyor. Bu durum, İsrail iç siyasetindeki dengeyi de gözler önüne seriyor.
İsrail ordusundan yapılan açıklamalarda, operasyonların süreceği ve gerektiğinde karadan da müdahale edilebileceği belirtiliyor. Ordu sözcüsü, "Hamas'a ait hedefleri vurmaya devam edeceğiz. Saldırılarımızı uluslararası hukuk çerçevesinde gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı.
Uluslararası Tepkiler ve Diplomatik Çabalar
İsrail'in saldırıları başta Birleşmiş Milletler olmak üzere birçok ülke tarafından kınandı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, yaptığı yazılı açıklamada "sivillerin korunması" çağrısında bulunarak, "Bu şiddet döngüsü kabul edilemez. Tarafları derhal ateşkese uymaya çağırıyorum" ifadelerini kullandı.
Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı da olağanüstü toplantı kararı aldı. Mısır'ın arabuluculuğunda ateşkes girişimleri sürerken, Katar'ın da dolaylı müzakerelerde aktif rol oynadığı belirtiliyor. Ancak şu ana kadar kalıcı bir ateşkesin sağlanamadığı görülüyor.
İnsani Kriz Derinleşiyor
Gazze'deki insani durum her geçen gün kötüleşiyor. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, hastanelerde tıbbi malzeme ve kan stokları kritik seviyeye indi. Saldırılar nedeniyle bazı hastanelerin elektrik jeneratörlerinin yakıtı tükenirken, yoğun bakım ünitelerinde hasta sayısı artıyor.
BM ajansları, Gazze'de içme suyu ihtiyacının karşılanabilmesi için acil olarak yakıt ve jeneratör desteği gerektiğini vurguluyor. Gıda güvenliği de ciddi şekilde tehdit altında. Birleşmiş Milletler Yakın Doğu Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), Gazze'de en az 1 milyon kişinin gıda yardımına ihtiyaç duyduğunu açıkladı.
Bölgesel Etkiler ve Olası Senaryolar
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını sürdürmesi, geniş bir coğrafyada güvenlik risklerini de beraberinde getiriyor. Lübnan Hizbullahı'nın ve Yemen'deki Husilerin bu saldırılara tepki olarak İsrail'e yönelik eylemlerini artırabileceği yorumları yapılıyor. Böyle bir gelişme, bölgesel bir çatışmaya dönüşme riskini taşıyor.
Diplomatik gözlemciler, Trump'ın ateşkes çağrısının bağlayıcılığının düşük olduğunu, İsrail'in kendi güvenlik çıkarları doğrultusunda hareket edeceğini belirtiyor. Ancak iç siyasi baskılar ve uluslararası toplumdan gelen tepkiler, İsrail'in bir noktada geri adım atmak zorunda kalabileceğini gösteriyor.
Geleceğe Yönelik Beklentiler
Analistlere göre, kısa vadede tamamen ateşkes sağlanması zor görünüyor. Ancak tırmanan tansiyonun eninde sonunda tarafları müzakere masasına oturtacağı değerlendiriliyor. Mısır'ın girişimleri doğrultusunda yapılan görüşmelerde, Hamas'ın silahsızlandırılması, Gazze'nin yeniden inşası ve esir takası gibi konuların masada olduğu konuşuluyor.
Uzmanlar, Gazze'nin sürekli bir çatışma bölgesi olmaktan çıkması için iki devletli çözümün yeniden canlandırılması gerektiğini vurguluyor. Ancak mevcut kutuplaşma ortamında bu çözümün hayata geçirilmesinin uzun yıllar alabileceği ifade ediliyor.
Sonuç olarak, İsrail'in Gazze saldırılarında can kaybının artması ve Trump'ın çağrısına rağmen operasyonların sürmesi, bölgedeki çatışmanın ne kadar girift bir hal aldığını gösteriyor. Dünya kamuoyu, yaşanacak insani trajedilerin önüne geçilip geçilemeyeceğini ve diplomatik çabaların somut sonuçlar doğurup doğurmayacağını merakla bekliyor.